.

.

21 Ocak 2017 Cumartesi

iz 1


Sonradan nabzı tutulan bekleyişlerin manasızlığı vurur yüzlere. Sürrealist bir dokunuşa gebedir ertelenen kelimeler.. Hasret kalmıştır bir tebessüme çocuklar..  Gölgelenen yüzler  yabancılaşmanın içindedir. Kurutulan çiçekler yeşermek için gün sayar. Gün sayarken ağırlaşan yüzler çizgilerini daha da belirginleştirir. Belirginleşen koyuluklardan arta kalanlar bir nebze de olsa yumuşatır havayı. Pencerelerden sarkıtılan paketlere taşınır başlangıçların bitişini görmekten kaçanlar. Görmeyen gözler açılır,  duymayan kulaklar işitir. Bir hikayenin en heyecanlı yerinden sürüklenir beyaza bürünmüş tepelerden görünenler. Naçar kalmamayı öğrenir eller. Eller suya dokunur –di’li geçmiş zamanlardan arta kalan izler. İz’leri yok eder koca gövdesiyle bir ağaç devrilir, toprakla buluşur, kanat çırpar tüm gizemli gölgeler.

 Anlamsızlığın detayları vurur evi barkı olmadan barınmaya çalışanların üzerine. Gri renkli bir rüyanın gerçekliğinden şüphe edermiş solgun yüzler.. Eğer ki beklenen şey sabrı tüketmiş ise yolunu kaybedecektir yüzü gözü yara bere içinde olanlar. Kesiliyor tüm  çizgiler, bir bardağın varlığından kendine pay çıkaranların ellerinde. Zamanın ötesinden kuvvetli bir yel esiyor soğuktan titreyenlerin üzerine. Boşlukta beliren her şey yerinde sayıyor. Sıraya dizilmiş kitaplar okunmak için beklerken adeta soluğu kesiliyor bedenlerin. Kuvvetle ihtimaldir ki açığa çıkmayı bekler tüm saklananlar. Gözler görmek istediklerinin ötesine geçer. 

2 yorum:

  1. Her cümleden ayrı bir yazı konusu çıkabilir; "Hasret kalmıştır bir tebessüme çocuklar"
    "Kurutulan çiçekler yeşermek için gün sayar." "Sıraya dizilmiş kitaplar okunmak için beklerken adeta soluğu kesiliyor bedenlerin." ....

    YanıtlaSil
  2. zamanın ötesinde bir yel esiyor.. ne güzel..

    YanıtlaSil

.

Ad

E-posta *

Mesaj *