.

.

30 Mart 2014 Pazar

...




                                      '' ders sensin,ne yazık ki,etrafta öğrenci yok'' kafka




22 Mart 2014 Cumartesi

...................


'bu dünyadan kar sağlayan kirli bir el var,
zorla kesilen haraçla bir dünya doyar.
karanlık hasat mevsiminde, gündüz ağlar,
son günler yaklaştıkça güneşte yakar.

sen, yobaz efendinin SAĞ yanında yerini al
sen, düzenbaz efendinin SOL yanında yerini al
ve sen etme, naz, efendinin KUCAĞINDA yerini al

sahipten emir alan tüm acizler azar
bilmez cahil, ruh evidir, bedense mezar
yüzyıllardır kanla beslendi, tarihte yazar
hep sapkındır hem de derki, "değmesin nazar"

sen, yobaz efendine inanmayanın canını al  ! 
sen, düzenbaz efendinin haramından payını al !
ve sen etme naz! efendinin kucağında yerini al !

aydınlığa çıkarmak için uzanan o el,
karanlığın içinden geliyor, cahil! 
bre cahil!

ona akıl verin, ihtiyacı var
aklının odacıkları pek bir dar
ıssız yığıntıdan kurtulacağına
sabah akşam örer odaya duvar

cahil allah senin çileni versin !
oğlun senin tersin olsun ki ersin
kalbimizde elbet herkese yer var
ancak akıl denen muamma seni neylesin

sanki doğar doğmaz ilk duyduğuna inanmış
hemen ardından da kapıları kapatmış
yeter ki şu aciz beden tam doysun
zaten ruh ve akıl bataklığa saplanmış

hem cahilsin hem de akıl verirsin
sana maruz kalan nasıl delirmesin ?
işe yarar bir şey olsa aklında
iblis oturabilir miydi şimdi sarayda ?

apışının arasıyla düşünen
yaratanı yapma dese de yapar
ölünce elbet herkese bir ev var
ve bir kısmının manzarası ateştir '


7 Mart 2014 Cuma

.....


‘Entropim! O Pimi Tanrı mı Çekti?


'' Başlangıç;

Başlangıç var mı gerçekten; hareket yoktu diyorsun ve madde sonsuz yoğundu, zaman yoktu diyorsun…


Patlama;

Bir sır ver bana, sende kalsın de, tüm bu evren bir hidrojen atomunun içinde ve her hidrojen atomu bir evren de bana, bunu bağıra çağıra herkese anlatayım, ihanet mi; hayır! Kimse buna inanmazsa sır ortaya dökülmüş sayılmaz; böyle bir sır ver bana bir kuyuya değil gökyüzüne fırlatayım yine de aramızda kalsın…

Adalet istiyorum senden, cana kıyanın canına kıyıla, diri diri mezara gömen diri diri mezara gömüle, seven sevile, nefret veren nefret ala… Adalet bu gerçekten, gerisi palavra! Acı acıyla, neşe neşeyle, akıl akılla, hile hileyle kadeh tokuştursun, gör o zaman acımdaki azameti, işit şen kahkahalarımı, konuşmam sadece, dinlerim de o zaman, hilesine güvenebilir insan, şansına değil!! Adalet istiyorum senden, affetmek benim işim değil, o senin işin ve senin işine burnumu sokmak istemem!

Öyle bir renk gösterki bana kırmızı onu gördüğünde kıpkırmızı olsun, gözlerimi simsiyah yap ama içinde o renk olsun ve o rengi gören taş olsun!

O kadar İnsan yapki beni Şeytan önümde secde etsin! Ve onu elinden tutup ayağa kaldırayım.

Her insan yap beni, herkes olmak istiyorum, ona ne dokunduysa bana da dokunsun, ne kadar yücelmişse ve ne kadar alçalmışsa… Cellad cellad olsun yani kendi kafasını uçursun. Kral olmak istiyorum ama bir o kadar soytarı da. Tam olmak istiyorum ve eksik olmak, korkudan ölmek istiyorum ve ölümden korkmamak, hür olmak istiyorum müebbet yatarak.

Böcekler rüya görsün bunu istiyorum senden.

Öyle kelimeler istiyorum ki senden zirve yerin dibine batsın, okyanus bir damlaya sığsın, bir fil ezsin karınca o kelimeyle, bal ekşi kaçsın yanında, acı kaçsın, zehir utansın, beyaz kör olsun, denge kaybetsin kendini, imkansız birde bin ve işkence ninni gelsin kulaklara, bu kelimelerle dile gelen iki doğru sonsuzda kesişmesin hemen kesişsin…

Dostum olmanı istiyorum ve düşmanım, bir azizeden çok bir orospu olmanı ve sana öyle aşık olmak istiyorum!


Dağılma;

Tanrım! Sen yoksan, ben de yokum! ''

.

Ad

E-posta *

Mesaj *