.

.

29 Kasım 2013 Cuma

Gece'ye..


Yası tutulan zamanların mürekkebi damlıyor yalandan vurgun yedirilen çoğullara..
Bir acı kendini yeniliyor hırçın bir kuşun kanadında ..
Ve işte gizemin bozulduğu, perdelerin paramparça edildiği meçhul vaktin serzenişleri sararken ruhları bir bir.. İşte şimdi bir çocuk kanıyor ..
  Öğrenmeye çalıştığım dilde adını yazdıkça harflerim daha da eğreti duruyor .. Harflerim sinsice gülümsüyorlar ve yazım daha da anlaşılmaz hale geliyor ..
Adının geçtiği her sayfa, her yazı gül kokar diyordu oysa yeni doğan çocuklar .. Doğdukça kaybolan, kayboldukça dirilen..
Kelimelerin boğumlandığı sayfalar tıkanır, geceye çözümsüzlük zinciri kurarlar ..

Susarlar  ‘sen ‘diye, sustukça sen’leşen bir ruhun akıbetine doğru ‘ yok olurlar ‘…

23 Kasım 2013 Cumartesi

...............



''yapraklarındaki çiği dök
en kavruk halime
tekrar doğayım
bir dağın lavından kopar gibi
döküleyim tanrım
bütün suçlarının zanlısı benim
olağandışı bir hükme sürgünlüğün tanığı
adımlarım bile gözaltına alındı sen giderken
tutanaklar halinde yürüyorum
yürürken biri beni düşünüyor
deli gömleği giydirdiler sessizliğe ve
köhne bir duvara yalnızlık bağladılar
önümde kurşuna dizilen kalabalığın sesi
yalnızlığın konçertosunu veren bir piyanistin ellerinden
kaldırımlara aktı
ağır yaralı aykırı bir tutuğuyum
genzime takılan bir yudum aşkın
sürgün et beni tanrım
kalbimde unuttuğum biri var
duvarlar çırpınıyor işte
kuşlar ağlayacak…
ayrılıkların olmadığı yere
sürgün et beni tanrım
aforizmalar doğar yanarsam''-u.k.-

8 Kasım 2013 Cuma

güncelikten




video

Yüksek lisans uçuşları bir başkadır sevgili okuyucu. Beynin frontal lobunu fazlasıyla kullanabilme imkanı sağlar bir de oksipital lobunu zarara uğrattıysan eğer, derslerde halüsinasyonlar görme ihtimalin can çekişir, o anda ‘’nerdeyim lan ben!’’ moduna giren ruh kendini dengede tutmaya çalışır. Araştırmalara kaynakçalı maynakçalı veri tabanları ile ortaklık, bilgi kirliliğini hesaba katmadan saatlerce net üzerinde gözlerin ekranda donup kaldığı, kahvelerin bitip tükenmediği ...

 



Alanımın felsefe ile yakınlığı bir bakıma haz veriyor iç dış felsefe,yüzümde feylesof sivilceleri türerken bir yandan -bir yanandan- da sunumlarda daha değişik ne yapabilirim muhabbeti?! Hoca kavramı yoktur tüm sunumlar biz sevgili öğrencilere bırakılır. Sınıfın lideri çantasından o yanından hiç ayırmadığı listeyi –listeler hiç bitmiyor nedense- birden ‘’hışıııırt!’’ diye çıkarır : ‘’tamamdır arkadaşlar ben hemen ayarlıyorum grupları sakin olun millet paniğe hiç gerek yok’’ modundadır hep. Sanki adam bu iş için yaratılmıştır. Abi sen nereden uçtun bu dünyaya diye bakar sınıftaki diğer zat-ı muhteremler.



Sunumları hazırlarken oluşturulan gruplardan öne atılıp ‘’ ben ilk grubun içinde olmalıyım ‘’ neden? ‘’ e kurtulurum’’ dert mert tasa kalmaz da  araştırmalarımı gönül rahatlığıyla yaparım. Düşüncesi herkeste oluşmuştur  da bir de bakarsın bir günde 3 sunum yapacaksın of pfff etme sen seçtin dimi ama (: 50 tane adam bıkar seni görmekten sahnede. ‘’Yine mi sennnnn’’ . Evet yarın 3 ayrı derste 3 sunum hazırlamış olmanın verdiği yorgunluk hiçtir ıı-ııh yorulmadım ki. Sustur iç sesini de . Sevgili grup arkadaşlarımdan çıtayı yükseltenleri tebrik ediyorum ne çalışmalar hazırlıyorsunuz gözlerimiz çakılıp kalıyor ‘’ vay bee bunlar da yapılabilirmiş ‘’ 

edasıyla bakıyoruz…

5 Kasım 2013 Salı

.

Ad

E-posta *

Mesaj *