.

.

6 Aralık 2015 Pazar

tatlım haftasonumm :))

Pazar günleri evde olduğumuzda bunu eğlenceli hale getirmek sıkıcılığı biraz da olsa azaltabiliyor. Babamın en sevdiğim yemek olan  balığı benim için tercih etmesi bu tatlılıklardan biri oluyor benim için (:



Bu defa kahvelerimiz köpüklü olmasa da babamla kahvelerimizi karşılıklı içmek ayrı bir keyif tabi annemin bize seyirci kalması kahveyi pek tercih etmese de yanımız da olması çok güzelllll.. Uzun bir cümleyle ancak bu şekilde anlatabilirdim sanırım J



‘ Kızım yeter çık o odadan ara ver kitaplarına  gel yanımızda otur ‘
 diye serzenişte bulunan anneciğim sizleri çok seviyorum iyi ki varsınız..


Veee akşam geldi hoş geldi soğuğa inat kalplerimizin sıcacık olması dileğiyleee J

''gel güzelim, aç gözünü 
elalemi baştan çıkar 
yalnızlığın tadını çıkar 
zor olsa da 
maziyi unutamasan da 
geçecek hepsi 
kafana takma 
mutlu olmak senin elinde 
unutma 
kıymet bilmez onlar aldanma 
yorulma 
gel güzelim aç gönlünü 
girmiş kanıma bir kere zehir 
çıkmaz artık kolay değil 
gelsin biri gitsin biri 
unutsam gelmişi geçmişi 
gelsin biri gitsin biri 
silicem gelmişi geçmişi'' -gripin-

yüksek sesle dinleyiniz



....

Uzak gecelerde yok edilişe gebedir durgunluklar. Iskalama şansı  olmayan düzenler yoğrulur ayazın kuruttuğu ellerde. Eller… Nelere tanıktır nelere yabanıl gözleyişler getirdi… Puslu bir kıyıda karanlıkta  yürüyenlere yol gösteren ay, donukluğun naçar hesabını unutur. Kuruyan yapraklar  ve soğukluğun dereceleri günün  ezber bozanıdır.  Esrarengiz tepelerde gezinir çetrefilli  sesler. Görgü tanıkları egale edildi ömürlerin. Suya yazı yazmak daha mantıklı bu aralar.

4 Aralık 2015 Cuma

Bahâr Oldı Vü Bûstânlarda Bülbül (gazel)


Bahâr oldı vü bûstânlarda bülbül 
Kılur gül ‘aşkına feryâd u gulgul 

Bu ‘ömr ile çemende hîç inanma 
Ki bir haftadan artuk dirile gül 

Gülün ‘ömri azına gözüm ağla 
Yazun tîz geçdigine ağız aç gül 

Kime bir ‘afiyet geldi cihânda 
Kim ana irmedi yüz bin tezelzül 

Bu dünye ‘izzetine garre olan 
Delim tarta temennâ vü tezelzül 

Cihânun ârzûsı cânun almak 
Senün fikründe esbâb-ı tecemmül 

Çegâne ölüm anup eyde ten ten 
Karâbe ‘ömre gülüb kıla kâl kul 

Ola Gülşehrî gâfil kendüden kim 
Anun zikrinde kılmagıl tegâfül 

Bize kim gerekise cevr kılsın 
Bizüm teslîm geldi vü tecemmül 


 - Gülşehri-

2 Aralık 2015 Çarşamba

güzelim günümcüm 2 :)

''Yaşam bana hep kök gövdeden beslenen bir bitkiyi anımsatır. Yaşamın kök gövdede saklandığı ve görünmez olduğu doğrudur. Toprağın üzerinde görünen ise yalnızca tek bir yaz dayanır; sonra da solar gider. Kısa ömürlü bir görüntü bu. 


Yaşamların ve medeniyetlerin sonu gelmeyen oluşumlarını ve yok olup gidişlerini düşündüğümüzde mutlak bir hiçliğin etkisinden kurtulamayız. Buna karşın ben hiçbir zaman sonsuz akışın altında yaşayan ve sürekliliği olan bir şeyin var olduğu duygusunu yitirmedim. Gördüğünüz geçici bir tomurcuktur. Kök gövdeyse kalıcıdır.''
-Carl Gustav Jung / Anılar, Düşler, Düşünceler-

Güzelim günümden sabahın erken saatinde uyanmanın verdiği yorgunluk olsa da güne düşen satırlar bizi yeniden var edebiliyor . Toprak ve doğa çok şey anlatmak için beni bekliyor her zaman ben de ses vermeye devam ediyorum ne mutlu bana (:







öz ile konuşmalar 1

Karambolden ağrılar gelir saplanır kurumuş yaprakların ortasına. Bir görünüp bir kaybolanlar kendilerini elleriyle yok ettiler. Yok edilen bir daha var olamaz mantığın sembollerden arındığı yerde. Dış cepheler daha belirgin şimdi içsel duruşlar kana kana tükettin kendini. Kanmamaya dair sözler verdi kendine. Kulakları tırmalayan sesler dikenini kendine gömdü bu defa. Dönüşü olmayan yüzüstülükler suskunluğa bürünmeyi seçti. Kağıtlar taze tazedir dizleri ısıtır. Sabah giderken karşılaşılanlar günbitiminde de eşlik eder bu defa sıradanlaşır. Sıradanlığın otoritesidir belki de zihnimde yer edinen. Dikkatleri celb etmez. 
Farklı lisanların kelimeleri zihinlerde donup durur. Harfler yeni şekillere karşı savaşır. Yine olacak olan olur. Farklılık beklemek de kendini sıradanlığa hapseder. Beklentisiz, donuk, sereserpe bir kayıtsızlıktır bende var olan. Kayıtsızlığın kaydını tutuyorum yine. Aynı ezgiler tanığımdır. Şimdi soluğu kesilen yapay bir bebektir. Bulutların içinden yağmurlar aşırdım. Gözlerimi yıkıyorum yıkık döküklere inat. Temizlendi gözlerim. Kir bağlayanın sadece bedenini kastettiğimi sanıyordu. Ama bilmezdi ki en çok ruhunun temizlenmesini istediğimi. Sabahı karşılarken dolabımdan odamda kendine yer bulamayan notlara sarılıyorum en çok onlarla yaşamak bana aşinadır. Bendeki benin duyumudur. Gözlerin alacasından uzak sakin bir yer var orada. Veee bitmeyen nakarat içimde yeniden başlar başlar başlar bitmez... Bitmez de söylenir kendi kendine dile gelir devamındaki cümleler...Az kaldı geleceğim ve ben ile yine sadece kendim ile… Nasıl ki şimdi bir başıma isem o zaman da bir başıma güneşe karşı durup kuş seslerini selamlamalıyım. Karda bakışlarımı dinlendirmeli penceremden ağaçlara dokunmalıyım. Her şeye rağmen umut etmek en kadim dostum seni özümseyebiliyorum umudum…

.

Ad

E-posta *

Mesaj *