.

.

20 Haziran 2014 Cuma

Çavdar Tarlasında Çocuklar



Çavdar Tarlasında Çocuklar’ la ünlü olan Salinger, toplumun ilgisinden kaçmaya başladı. New York’tan taşınarak New Hampshire’a yerleşti. Kaçtıkça daha çok ilgi görmeye başlayan Salinger samimi davranmamaya, fotoğraf çektirmemeye, röportaj vermemeye çalıştı.

Salinger, Çavdar Tarlasında Çocuklar’a gösterilen ilgiye herkesten kaçarak, sosyal hayattan uzaklaşıp inzivaya çekilerek cevap vermiştir. Buna paralel olarak da popülaritesi genişleyerek yayıldı.

1965’ ten bu yana, herhangi bir şey yayımlamayan, meraklı gözlerden giderek kaçan yazar, kendisi hakkındaki yayınları hukuki yollarla engellemeye çalıştı.

Ortak anılarını kamuoyu ile paylaştığı için eski sevgilisi ile öz kızını hayatından çıkardı.

Kapalı ve gizli kalmaya önem veren Salinger,  hayatı boyunca samimiyetsizlik ve ikiyüzlülük içine düşmemeye çalıştı. Çavdar Tarlasında Çocuklar’ da toplumdan kaçışına dair ipuçları bulunur:

‘’ Ortalık oldukça sessizdi, çünkü bizim Ernie piyano çalışıyordu. Herifin piyanoya oturması bile, Tanrı aşkına, kutsal bir şeydi sanki. Yani, hiç kimse onun kadar iyi çalamazdı. Piyanonun önünde kocaman lanet bir ayna vardı, Ernie’ nin suratına da spot lamba çevirmişlerdi, böylece o piyano çalarken suratını seyredebiliyordunuz, parmaklarını değil ama; o kocaman moruk suratını yalnızca. Yemin ederim, ben bir piyanist ya da aktör falan olsaydım ve bu sersemler de benim olağanüstü biri olduğumu düşünselerdi, bu durumdan nefret ederdim. Beni alkışlamalarını bile istemezdim. Ben piyanist olsaydım, gider bir kenefe kapanır, öyle çalardım’’ örneğinde olduğu gibi.



‘’ Sonra birdenbire aklıma bir şey geldi. ‘ Hey, bakar mısınız?’ dedim. ‘Güney Central Park’ın hemen yanındaki o gölde bulunan ördekleri biliyor musunuz? O küçük gölde hani. Acaba, göl donduğunda, o ördekler nereye gidiyorlar, biliyor musunuz haberiniz var mı?’ ancak milyonda bir olasılıkla haberi olabilirdi.

Döndü bana manyakmışım gibi bir baktı.

‘’Sen n’apıyorsun ahbap, ha? Benimle kafa mı buluyorsun?’’

‘’ Hayır; yalnızca merak ettim, hepsi bu kadar.’’-s.62.-

 ‘’ Her neyse, hep büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne. Binlerce çocuk, başka kimse yok ortalıkta-yetişkin hiç kimse, yani benden başka.- Ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum. Ne yapıyorum, uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum; nereye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken, ben bir yerlerden çıkıyor, onları yakalıyorum. Bütün gün yalnızca bu işi yapıyorum. Ben, çavdar tarlasında çocukları yakalayan biri olmak isterdim. Çılgın bir şey bu, biliyorum, ama ben yalnızca böyle biri olmak isterdim. Biliyorum, bu çılgın bir şey.’’ -
s.162.-

‘’ Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir, olgun insanın özelliği ise bir dava uğruna gösterişsiz bir biçimde yaşamak istemesidir.’’-s.176.-

‘’ Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra.’’-s.198.-

Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biri oldu. Okunması gereken kitaplar listesinde bulunması beni şaşırtmadı. Bir solukta okudum. Okurken yer yer gülümseyişlerimi hatırlıyorum. İçsesini oldukça doğal bir şekilde dile getirmeyi başaran yazar zihnimde yeni oluşumların kapısını araladı. Özellikle anlatımı beni sarıp sarmaladı. İyi ki okudum diyorum.


9 yorum:

  1. ne güzel anlatmışsın bitanemm :)
    harika bir kitap çok sevmiştim yaa..

    YanıtlaSil
  2. Belki modern zamanın vebası bu. Yani kaçamamak ve özel hayatın olmaması. Her an internete bağlıyız ve bize ait herşey internette.

    Siz mesela blog yazıyorsunuz. Vaktinizi ve paranızı harcıyorsunuz emek veriyorsunuz nerede yazdıklarınız? İnternette.
    Bu konuyu daha geniş düşünmeli ama internet üretkenliği ve yaratıcılığı traşlayıp birbirinden çokta faklı olmayan insanlar yaratıyor galiba. Belki pek çok yazarın tavsiyelerinde "internete bağlı olmayan bir bilgisayar kullanmak" konusunun yerini alması bunun bi göstergesi. Tabi burada yazar bu konuyu biraz abartmış bence. :)

    Ben böyle bir iş hayal eder miydim? Mümkün değil. Bu mesleğe başladığım ilk gün delirirdim "Ya bir kez tutamazsam?"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Toplumdan uzak kalmayı tercih etmeseydi yazar belki de yazamazdı bu kadar derin. Sanırım savaş yıllarının etkisi de bu duruma neden olmuş.
      ''İnternete bağlı olmayan bir bilgisayar kullanmak'' konusunu yazar biraz bence de abartmış:)
      Belki de zamanımızın bir gereği.

      Sil
  3. Gözlerin bozulacak panpa bu kadar fazla kitap okuma :D

    YanıtlaSil
  4. bu kitap bana sıkıcı geldi ama sen anlatınca eğlenceli geldi

    YanıtlaSil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  6. Sipariş verdim Cuma ya geliyor okuyalım bakalım :)

    YanıtlaSil

.

Ad

E-posta *

Mesaj *