.

.

11 Eylül 2014 Perşembe

yarım kalan kahve ..



‘’ defolu gençliğinin ucuz pavyonlarında,
‘git başımdan’ mı sandın hayatı.
günde sekiz litre alkol vermesi için doktorun,
şizofren olmalı ilkin.’’-ö.d.-


-          Hadi gel, kahvelerimizi aldım. Bir de dumanlaşan acılarımızı.

Üzerinde hayvan figürleri olan çakmaklarımız var bizim. Bir de ısıtıp ısıtıp yemekten doymadığımız darbelerimiz. Yılların peşi sıra getirdiği ironiydi. Acılarımızdan kaçarken biz, yeni mizansenlerde yeni roller buluyorduk. Damıtılmış biraz da kafası kıyak.

Gel şimdi usulca yanıma otur. Sürekli yıprandığından yakındığın saçlarını getir şimdi avuçlarıma. Oysa saçların gayet güzel. Yüreğimizi yıprattılar be güzelim. Yüreğimizi boğum boğum boğazladılar. Nefesi çıkmıyor artık.

Kaybolan an’ların izbe sokaklarından papatyalar topladım sana. Bilirim çok seversin papatyaları. Onlar da simetriği alaşağı edilmiş düşler biriktiriyor farkında olmadan.

Masamıza eşlik eden dizeleri avutuyorum şimdi. Onlara da iyi bakıyorum sana ne kadar iyi bakabildiysem.

Gökkuşağına sarıp sarmalanmak istiyoruz. Bizi en iyi tanımlayan rengarenk çizgilerdi. O renklerle papatyaları birleştirip yeni yeni taçlar yapıyoruz. Hiçbir zaman unutmadığımızı hatırlıyoruz. Yarım kalan her şey zihnimizde kendini tamamlıyor. Biraz hayali biraz gerçek.

Duvarlarımızı yok ediyoruz. – gördün mü? – Ve hiçbir zaman alışamadığımız zincirleri….

-  Kahveyi yine yarım bıraktım.



3 yorum:

  1. Gökkuşağı'nın hangi renklerini seçtin kendine

    YanıtlaSil
  2. tüm renklerini seçtim, ayrım yapmadan

    YanıtlaSil

.

Ad

E-posta *

Mesaj *