28 Ağustos 2015 Cuma

nehir

Zihin kendi içinde labirentler kurar ve sonunda labirenti kendi yok eder. Ezber bozan söylemler kendini göstermeye başlamıştır. Kurumaya yüz tutmuş kelimeler bir nehrin içinde yüzmek ister. Gittiği yerlerden toplar taşları biraz da kırık dökük olanları. Getirir yazın en sıcak günlerine. Kelebekler kendini yeniden var eder. En iyi onlar tanımlar ömür denen süreci. Onlara kulak vermeli biraz da. Günün en çok beklenen zamanlarının hayaliyle yaşayan çocuklar gökyüzüne uçurtmaları salmak ister. Rüzgar ise onlara eşlik eder koşarken nefes nefese kalıp soluklanırken içtikleri bir yudum suya armağanlar sunarlar. 

Filmlerden geriye kalan birkaç not ışık tutar gizlenmiş ürpertilere. Yitirilmiş bir ezginin tekrar tekrar dinlenilmesinde saklıdır beklenenler. Yaz; bir gezginin geçtiği yerlerdeki bakışlarda kalır. Gölgeler bir nehrin en taşkın vakitlerini düşürür buğday rengi yüzlere. Günaşırı düşürülür tüm alacalı renkler. Bir ezginin peşinden gitmek ve boğazda düğümlenen harfleri açığa çıkarmak… Sıcak bir yaz gününde demlenen çayın çöken en derin yerindedir bakan gözler. Gözler ki beklentisiz bakar her yeni var oluşa. Saçlar gibi harfler birbirine dolanır çözümlenemez. Bir yazının en sönük kelimesindedir görülenler. İğne ucunun bıraktığı sancıyla başlar günler bazen. Güneş geçmişteki tüm körlükleri açığa alır ve kendine yeni algılar bulur. Zaman ise aralıkları beklemez.

9 yorum:

  1. Nesir tadında bir mesir... Çoook sevdim <3 <3 <3

    YanıtlaSil
  2. Felsefi ve psikolojik ince detaylarla insan ruhuna yumuşak inişler yapan gerçekten çok güzel bir yazı."Benden kalanlar" etiketiyle yayınladığınız bu tür yazıları ben de çok seviyorum.
    Her cümlede ayrı bir anlam gizli. Yüreğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ince düşünceleriniz için teşekkür ederim ..

      Sil
  3. Günler uzunnn günler ölüm haberleriyle geliyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. günler devamı gelmeyen bitişler gibi..

      Sil
  4. yeni algılayışlarımız hep maviye ulaşsın..

    YanıtlaSil
  5. Hani bir an otobüsten dışarı dalıp gidersin ya Ceren, hani sonsuza gitse de garip bir huzurla bakarsın sıkılmadan şerit şerit geçen zaman aralığından. Bir de öğleden sonrasıysa zaman büyük bir keyifle izlersin gözüne çarpan ışığı....

    -İşte öyle okundun....

    YanıtlaSil

.

Ad

E-posta *

Mesaj *