.

.

25 Kasım 2015 Çarşamba

kağıt

Düşkesiciler sınırda bekler moraran gözleri. Ayaz gelir kırık pencerelerde zamanın hesabını tutar. Sabundan yapılan kaleler erimeye yüz tutar, erdikçe toprak ile yüzleşir yüzler. Özrünü bağrında taşır tekrar edilişler. Hiçbir nakarat mevsimlere el uzatamaz. Çetin yollar beklenileni daha da belirsizleştirir. Kramplarla boğuşan parmaklar can çekişir meraklı gözler ardında. Kağıtların yüzü dönüktür bana, en çok ellerime. Yakındırlar. Kalem izlerini taşır yere yığılmış taşlar. Heyecan sarar evleri. Su bekleyen çiçekler yapraklarını doğaya sunar. Dikenleri dokunanları acıtmaz bu defa soluksuz girdapların. Deniz kabukları ezgiler getirir bilinen yerden. Manzaralar düşer sayfalara. Pencerelerde büyütülür en nadide gizemler. Perdeler günün renklerini taşır.


-Sıkılanların yolda bıraktıklarından mısınız siz de?

2 yorum:

  1. Deniz kabuklarının ezgileri bazen hüzün doludur, bazen de coşku doludur, güzel haberler iletir...

    YanıtlaSil
  2. düşkesiciler hımm sevdimm bu tabiri :)

    YanıtlaSil

.

Ad

E-posta *

Mesaj *