.

.

23 Kasım 2014 Pazar

ironi..


Yazılan kelimelerin üstü çiziliyor şimdi yıllarca bekletilmiş, sararmış sayfalarda. Lal olan dillerin hapsolduğu kör kuyular evvel zaman içinde masalsı bir nükteye dönüşür. Sararmış sayfalar, fotoğraflar.. Neleri anlatır kim bilir günlerin hissettirmeden çekip gidişinin ardından. İronik yaslar tutuyorum zamanın durağanlaştığı izbe caddelerde. Çan sesleri duyuyorum uzaktan. Belki de yakından. Anlamsız söz düelloları yok olun artık ! Bırakın peşimi.

Yazdıkça rimellerim akıyor, sancılı zamanlarımın kılcal damarlarında yok oluyorlar. Göz kapaklarım tanıktır zamansal alerjilere. Tarihin çetrefilli çağrışımları mühürlerini, yiten gecelere sunuyor. Sunulan mühürler gizleniyor ‘’kulaklara hapsedilmişlere’’. Sağırlaştırıyor beni beyhude çabalayışlar. Susturun kanayan sesleri. Kanadıkça labirent oluyor tüm sesler damlaların gölgesinde.

Susuşlarım, geceden arta kalan zamanlarımı doğuruyor. Bir ağaç yapraklarını döküyor yağmur ile yıkanmış kaldırımlara. Yağmurun daha çok ‘kaybolmuş bedenlerin’ üzerine yağdığı söylenir. Günlük raporlar, yapılan gözlemleri devre dışı bıraktı. Her gözlem, yeni bir anlaşılmazlık getirdi. Hislerini, yeni ruhlar üzerinde deneyenlerin akıbeti henüz bilinmiyor. Vurgulanan kelimeler geride bıraktıklarını arıyor şimdi, anladı ki diğer kelimeler olmadan bir anlamı yoktu, bir kez daha. Yağmur, sararan yapraklar, toprağın vazgeçilmez kokusu doluyor şimdi hüzünden kangren olmuş odalara.

Zihnimi abluka altına alan eğrileri, sığınaklara adıyorum şimdi. Mevsimler değiştikçe rengi değişen gözlerimiz farkında sadece bunun. Zamanın rutubetli havası doluyor susturulmuş benliklerin içine. Siyaha çalan gözler, donuklaşan mısralarda kaldı. Hala o mısralardaki sesi dinliyor.- Donuk bakıyor oluşumuz bundandır-. Mısralarını geceye armağan edenler , gündoğumlarında yok oldular. Gecelerin uzunluğu, mısraların uzunluğu kadardır dedi uzaktan gelen yakındaki ses…..


2 yorum:

  1. donuklaşan mısralara benziyordu belki o yüzler,
    zamanın grisinde belirmek istememişlerdi de yalnız biz belirsin diye uğraştık diyordu o ses..

    YanıtlaSil
  2. Yağmur herkese aynı yağsa bile kişide bıraktığı ağırlık hep kaybolmuşlara daha fazla gelirdi. Bu kadar insan karmaşıklığında ruhlar bu ağırlığı kaldırmakta yoruldukları için yaşama boynu bükük devam etmek zorunda kalırlar ve gece Elsa iyi ki var.

    YanıtlaSil

.

Ad

E-posta *

Mesaj *