7 Mayıs 2015 Perşembe

Mustafa Çevik - Tarih Felsefesi / Davıd Hume ve Din Felsefesi



Saygıdeğer hocamızın kitapları konulara farklı açılardan bakabilmemi sağladı. Okurken birçok not aldım ve tekrardan okumam gerektiğine inanıyorum. Hani bazı kitaplar vardır bir defa ile sınırlı kalmasını istemez tekrar okumak istersiniz.

 Her hafta felsefe dersinin gelmesini sabırsızlıkla beklerken ders çıkışı zihnimizin ufuklarını açan hocamıza tüm arkadaşlarımız adına bizleri aydınlattığı için teşekkür ediyorum J Derste hiçbir derste olmadığı kadar eleştirilerde bulunmamız ve zihnimizi zorlamamız bizlere birçok şeyin kapısını aralıyor..

Türkiye Yazarlar Birliği’nin düzenlemiş olduğu 2014 Yılı Yılın Yazarı, Fikir Adamı ve Sanatçıları Ödüllerinde Araştırma dalında “Mevlana’da Aşk ve Varoluş” kitabıyla yılın araştırma ödülüne layık görülen hocamızı tebrik ediyor ve devamını diliyoruz kıymetli hocamız J



David Hume ve Din Felsefesi’nden…

‘’ David Hume, neredeyse bütün yazı hayatı boyunca din ile ilgilenmiş ve doğrudan dine ilişkin iki mustakil eseri olmasına rağmen Türkiye’de yazılmış felsefe tarihi çalışmalarında ve ders kitaplarında Hume’un dine ve Tanrı’ya ilişkin düşünceleri hak ettiği yeri alamamış, daha çok deneyciliğini ortaya koyan ilk dönem eserleri Hume için referans kaynağı olmuştur.’’

‘’ Zihin aşağı olandan yüce olana yavaş yavaş yükselir. Basit olandan soyutlama yoluyla bir mükemmellik düşüncesi oluşturulur.’’

‘’ Hume, batıl inanç ve bağnazlığın açık bir düşmanıdır aynı zamanda inancı ‘canlı bir düşünce’ olarak tanımlamıştır.’’

‘’ Akıl yürütme ve kanıtlamadan çok, bir belagatli konuşma yeteneği ve güçlü bir hitap daha etkilidir. Çünkü herkesin içinde hissettiği şeyi kanıtlamaya ne gerek var ki? Eğer mümkün ise bize bunu daha içten duyarlılıkla hissettirilmesi gereklidir.’’

‘’ Hume’ un ‘sürekli mucize’ dediği şeye Kierkegaard ‘paradoks’ demektedir.’’

‘’ Hume, Tanrı’nın bazı sıfatlarını kabul etmektedir. Tanrı’nın görünmez, birlik, sonsuzluk, basitlik ve ruhsallık gibi sıfatları onun kabul ettiği bazı sıfatlardır.’’





Tarih Felsefesi’nden..

 ‘’ Hegel’de Dünya Tarihi’nin amacı Ruhun özgürleşmesidir. Devletler ve uluslar bunun aracıdır. Bireyin özgürlüklerinden ve tutkularından çok toplumun ve giderek bütün insanlığın özgürlüğü önemlidir. Devletin amacı yurttaşların kişisel çıkarları ile uyum içinde olmalıdır. Eğer bir devlet bu özelliği taşıyorsa iyi kurulmuş demektir.’’-s.68-

‘’ Marx’a göre tarihsel olayları anlamak için onların salt tarihsel verilerine sahip olmak yeterli değildir, onların arkasındaki ekonomik sebepleri de bilmek gerekir.’’-s.69-

‘’ Nietzsche tarihi 3e ayırır:

Anıtsal tarih : bir şeylere erişmeye çalışmak bakımından tarihçilik yapmak
Eskiyi koruyucu tarih: Koruyan ve saygı duyan kimseler bakımından tarihçilik: geriye yönelmiş sevgi der Nietzsche.
Eleştirici tarih: Acı çeken ve kurtuluşa gerek duyan tarihçilik.’’-s.74-


‘’ Nietzsche, birey için geçmişe takılmanın orda kalmanın mutluluğu engellediğini ve giderek insanı yok ettiğini söyler. Ve bununla beraber toplumlardan da tarihe aşırı takılıp kalan toplumların giderek yok olmak zorunda kalacağını söyler. Nietzsche, bir sınırdan da söz eder o sınır aşılınca ulus için yok olma tehlikesi başlamış demektir. Bu sınırı plastik güç ifadesiyle tanımlar. Plastik güç, geçmiş ve yabancı olanın biçimini değiştiren, ona yeniden biçim veren , yaraları iyileştiren, yitirileni yerine koyan, kırılan biçimlere kendi içinden yeni bir biçim veren güç.’’-s.73-








3 yorum:

  1. Merhaba, takibindeyim, bana da beklerim
    http://meleginhediyeleri.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  2. ne güzel hocaların var merak ettim kitabını..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merak edilecek kadar var kitapları değerli hocamızın, okunmalı :)

      Sil

.

Ad

E-posta *

Mesaj *