.

.

11 Ağustos 2015 Salı

çağrılmayan yakup

       
          '' Taş merdivenleri ağır ağır çıktım, bunu ben böyle yaptım
          Eski taş merdivenleri. Yanımdan bir sürü adam
          Geçti ve kolayca gittiler
          Müzik aletleri renginde ve pırıl pırıl gittiler
          Yanan güneşin altında
          Onlar ki.. onlara benzer şeyleri ben çok gördüm
          Ve onlar bir zamanı tamamladılar, öyle yaptılar
          Ve sordum
          Yakup daha başka nasıl bir Yakup olsun
          Ve onlar daha başka nasıl bir onlar olsunlar ki
          Yakup ve onlar nasıl olsunlar. İşte ben taş merdivenleri
          Kurbağalara bağlayan taş merdivenleri
          Durmadan kendimle karıştırıyordum
          Kimse beni tutup çıkarmıyordu
          Vıcık vıcık taşlar duyuyordum ayaklarımın altında
          Anlamsız, yapışkan bir yığın taşlar
          Yoruldum! bunu sanki biri söyledi
          Yakubun biri
          Ara katta bir pencerenin önüne ancak gelebildim
          Kendime bir isim düşünerek
          Birden ki bir isim düşünerek kendime. Hayır bu kimse değil
          Ancak gelebildim..
         Ve demek ki benim odamda hiç kimseler yoktur
          Odamın düşünülmesi halinde bile
          Kimseler yoktur
          Biri sanki çarşıya çıkmıştır sürekli bir biçimde
          Ve biraz da çarşılar
          Ve durmadan satılan o kırık dökükler bitmez ki
          Bitmesin
          Çünkü bir gün bir boy aynası satın almak istiyorum ben
          Kirli ve eski
          Bir at arabasının aynaya doğru büyüyen içinde
          Onu ben taşıtmak istiyorum, caddelerin
          İntiharlara doğru büyüyen içinde
          Ben, yani Yakup
          Kurbağalara bakmaktan geliyorum işte
          Açgözlü, mor kurbağalara
          Akşama doğru bir dilim ekmek yiyeceğim belki
          Bir bardak da süt içeceğim. Sonra
          Bir güzel uyumak istiyorum, bütün gün çok yoruldum
          Ben
          Gözlükten, taş hamurdan ve çarşaflardan
          Ve biraz hiç çağrılmamaktan yapılmış Yakup
          Uyumak istiyorum.
          Ve sabah bunları bir bir kendime anlatacağım
          Yakubun gene bir yokluğa doğru büyüyen içinde.''
         
        -edip cansever-

2 yorum:

  1. Elsa uzakta bi vaha gibisin
    Erişilmeyen ama görünen ufuk gibi
    Rimbaud dizelerindeki o asi ruh o şeytancası mutluluk gibi

    YanıtlaSil
  2. cansever'in şiirleri bir başka..

    YanıtlaSil

.

Ad

E-posta *

Mesaj *